HER EV’E LÂZIM: “POZİTİF PSİKOLOJİK SERMAYE”

Şu, aylardır yaşamakta olduğumuz COVID-19 Küresel Salgını günlerinde, “Her Ev’e Lâzım” olan bir “Psikolojik Durum” var: Pozitif Psikolojik Sermaye…

Aslında, yalnızca her ev’e değil; herkese, her gruba, her ilişkiye, her iletişime, her iş yerine, her kurum ve kuruluşa, bütün gerçek ve sanal ortamlara da lâzım. Çok lâzım, hem de…

Psikoloji, “davranışların arkasında yatan duyguları, düşünceleri, bilişsel (zihinsel) süreçleri ve tutumları inceleyen bilim dalı”dır.

Pozitif Psikoloji; “bireylerin pozitif kişilik özelliklerini, pozitif duygularını ve bunları açığa çıkaran unsurları bir bütün olarak inceleyen yaklaşım”dır. “Bireylerin, grupların ve kurumların gelişimine katkı sağlayan süreçlerin incelenmesi” biçiminde de tanımlanabilir.

Adı geçen yaklaşım doğrultusunda ortaya çıkan “Pozitif Psikolojik Sermaye” kavramı, 2007 yılında gündeme gelmiştir. “Bireylere değer yaratacak, fayda sağlayacak ruhsal durumlar bütünü” olarak adlandırılmaktadır.

Bir “bileşke kavram” olan Pozitif Psikolojik Sermaye’nin bileşenleri (boyutları) şunlardır:
. Öz Güven / Öz Yeterlilik
. Umut
. İyimserlik
. Dayanıklılık / Esneklik

Öz Güven / Öz Yeterlilik; bireyin, belli sonuçlara ulaşabilmek için “bilişsel (zihinsel) kaynakları”nı harekete geçirebilme yetkinliğine duyduğu inançtır. Kendini, kendi kendine motive edebilme özelliğidir (yüksek “içsel motivasyon”).

Umut; bireyin, hedef(ler)ine ulaşabilmesi için istekli olması ve gerektiğinde bunun için yeni yollar belirleyebilme enerjisidir. “Başarma gücü”nü besleyen umut, “engelleri ve engellemeleri aşmaya yönelik olan psikolojik doku”dur. Olumsuzluklara rağmen, yola devam edebilmeyi kolaylaştıran “motivasyonel durum”dur.

İyimserlik; bireyin, pozitif olayları; içsel, kalıcı ve genellenebilir nedenlere bağlayan bir açıklama biçimi kurgulamasıdır. Hedefe ve hedefin gerçekleşmesine yönelik “yapıcı beklenti”dir. Başarısızlıkları sıçrama tahtası olarak kullanabilmek ve başarılı olabilmek için geliştirilen pozitif düşüncedir.

Dayanıklılık / Esneklik; bireyin; zorluk, belirsizlik, başarısızlık ya da artan sorumluluk gibi büyük ölçekli değişikliklerle ve sorunlarla karşılaştığında; bunlara göğüs gerebilme, bunlarla baş edebilme ve kendini toparlayabilme kapasitesidir.

Pozitif Psikolojik Sermaye yetmezliğinin “psiko-yıkıcı” ara sonuçları, şunlardır:
. Tükenmişlik (psiko-sosyal aşırı bitkinlik)
. Öğrenilmiş Çaresizlik (başarısızlığı baştan kabullenmek)

Bu ara sonuçlar; çok daha olumsuz bir dizi psikolojik ve psiko-sosyal hastalığı, “zincirleme reaksiyon” biçiminde tetiklemektedir.
Dahası; Pozitif Psikolojik Sermaye yetmezliğinin “psiko-yıkıcı” ara sonuçları ve bunların tetiklediği zincirleme psikolojik / psiko-sosyal hasar, ne yazık ki, “bulaşıcı” olmaktadır. Diğer bir anlatımla; söz konusu psikolojik / psiko-sosyal yıkım, diğer insanlara ve çevrelere bulaşmaktadır. Anılan “bulaşma”; insanlarda, gruplarda, ilişkilerde, iletişimde, evlerde, iş yerlerinde, kurum ve kuruluşlarda, bütün gerçek ve sanal ortamlarda yaşanmaktadır.

Unutmayınız ki; bu günlerde, yalnız kendinizin değil, gerçek ve sanal çevrenizdeki insanların ve ilişkilerin de Pozitif Psikolojik Sermaye’sini “şarj etmek” durumundasınız.

Bahaneler arkasına saklanmak, mazeretlerden medet ummak, mantığa bürüme kolaycılığına sığınmak, ilk adımı karşı taraftan bekleme mızıkçılığına kapılmak yok! Pes etmek, yok! İçinde bulunduğumuz koşullarda bile!…

Duygularınıza, düşüncelerinize, bilişsel (zihinsel) süreçlerinize, tutumlarınıza ve davranışlarınıza kolay gelsin…

Prof. Dr. İsmail ÜSTEL

iletişim için: ismail@ceviksirket.com

YÖNETİCİLER İÇİN “COVID-19 HASAR YÖNETİMİ” YOL HARİTASI

COVID-19, “çok yönlü yıkıcı yankıları” önümüzdeki aylara -büyük olasılıkla, yıllara- yayılacak olan bir kriz tablosu!

“Yönetici” iseniz; sorumlusu olduğunuz Kurum / Kuruluş için “COVID-19’a Dayanıklılık” anlamında bir “Uygulanabilir Yol Haritası” çizmeniz gerekiyor.

Kamu Kurumu Niteliğinde Meslek Kuruluşu, Özel Sektör, Sivil Toplum Kuruluşu veya Kamu Kurumu Yöneticisi olan herkes için; bu sorumluluk, acil ve önemli…

Bu alanda;
1) Öngörüler ışığında ve senaryolar izdüşümünde, “Stratejik Yaklaşım Çerçevesi”nin tasarlanması
2) “İş Sürekliliği” satır başları kapsamında, öncelikli kurumsal stratejilerin belirlenmesi
3) “Kriz yönetimi” ilkeleri ve enstrümanları bağlamında, üç-dört aylık dönemler biçiminde “Eylem Planlaması” yapılması
4) “Proje Yönetimi” anlayışıyla, “Dayanıklılık Projeleri Portföyü’nün (bir dizi ‘Öncelikli Dayanıklılık Projesi’nin)” devreye alınması çok önem taşımaktadır.

Adı geçen satır başlarında; “etki”, “yapılabilirlik”, “kurumsal imaj-itibar”, “güven”, “şeffaf iletişim” ve “hesap verebilirlik” üzerinde özellikle durulmalıdır.

Değerli Yöneticiler,

COVID-19’un yıkıcı etkilerine -kurum / meslek / sektör ölçeğinde- dayanıklılık için;

a- “Kanıt’a (bilimsel veriye, bilgiye, istatistiksel bulguya) dayalı” olan
b- Uluslararası uygulamalardan esinlenen (“benchmarking – kıyaslama” yoluyla öğrenen)
c- Öncelikleri dinamik biçimde belirleyen ve kaynakları önceliklere odaklayan
d- İnsan Kaynakları’nın yetkinliğini, donanımını, birikimini ağdokulayan
e- İç ve Dış Paydaşlar ile, iş birliğini ve güç birliğini sağlayan ve sürdüren nitelikte “7/24 BÜTÜNCÜL SEFERBERLİK” gerekmektedir!..

Prof. Dr. İsmail ÜSTEL

iletişim için: ismail@ceviksirket.com

Proje Portföyü Yönetimi

Stratejinin bir uygulama aracı olan projelerin örgüt içinde bir bütün olarak etkin bir şekilde yönetimi, örgütün stratejik amaçlarının gerçekleştirilmesinde son derece önemlidir. Bundan da önemli olan ise portföyü oluşturan projelerin ve diğer işlerin örgüt stratejik amaçlarını destekleyecek şekilde seçilmesini temin etmektir. Örgüt bir şirket ya da şirketler topluluğu olan bir holding gibi kar amaçlı olabileceği gibi kamu ya da sivil toplum kuruluşları gibi kar amaçsız örgütler de olabilir. Her durumda bir proje örgütün stratejik amaç ve hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla üstlenilir. Bu nedenle proje ile örgütün stratejisinin iyi ilişkilendirilmesi örgütün kuruluş amacı doğrultusunda varlığını sürdürmesi açısından son derece önemlidir.

Ülkemizde proje portföyü alanındaki ilk kapsamlı çalışma olan bu kitabın hedef kitlesi; Kamu ve özel sektörde yer alan kar amaçlı ve kar amaçsız bütün örgütlerin yöneticileri, proje takımlarında görev alacak personelidir. Ayrıca, proje portföyü konusunda geniş bir kaynak taraması yapılmış olması nedeniyle de akademisyenler, danışmanlar için de bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.

Her türlü bilgi, istek, önerileriniz için;

Bizimle irtibata geçin, lütfen!